Madeni Paralar

Para, Lidyalıların takas işlemini bitirip hayatımıza kattığı, her gün temas ettiğimiz üründür. Günümüzde ne kadar gereksiz görünüp insanların almak istemediği, alsa da kenara bıraktığı bir malzeme olsa da madeni paralar, uzun araştırmalar sonucunda oluşturulabilen bir mühendislik ürünüdür.

Üretim ve tasarım aşamaları ne kadar teknik bir iş olarak gözükse de ekonomik ve sosyo-kültürel etkilerinin de göz ardı edilmemesi gerekir. 1972 yılında ABD’de gerçekleştirilen kongrede Alexander Hamilton metal paralar için %90 Ag – %10 Cu alaşımının kullanımını başlatırken gümüş piyasasında oluşan dalgalanmalar ve fiyat artışı paranın değerinden çok daha pahalıya üretilmesine sebep oldu. Bu durum başta ABD olmak üzere birçok ülkeyi metal paralar için metal, metal alaşımı ve metal dışı malzemeler üzerinde araştırma yapmaya yöneltti. Seçilecek malzemenin uygun fiyatlı, kolay işlenebilir, taklit edilmesi zor ve değerli görünmesi gerekiyordu. Yapılan çalışmalar sonucunda; saf hammadde fiyatı oldukça pahalı olduğundan dolayı taklit edilmeyi zorlaştıran gümüş elementini alüminyum, krom, bakır, mangan, nikel, çinko gibi metallerle alaşımlandırmanın uygun olacağı belirlendi. Birçok ülke bu çalışmalar ışığında paralarında kullanacağı kompozisyonu; halkın istediği renk, ağırlık, manyetiklik, karakteristik özellikler bakımından değerlendirdi ve belirledi. Ülkemizde güncel olarak kullandığımız 1, 5, 10, 25, 50 kuruş ve 1 TL’lik madeni paralar; 1 Ocak 2005 tarihinde tedavüle girmiştir. Resmi olarak var olup piyasada çok nadir bulunan 1 kuruş, üretim maliyeti kendi değerinin çok çok üstünde olduğu için kullanımı tercih edilmemektedir.

 

1 kuruş; Cu-30Zn

5, 10 ve 25 kuruş; Cu-18Ni-17Zn

50 kuruş; Cu-4Ni-17Zn ve göbekte Cu-18Ni-17Zn

1 TL; Cu-18Ni-17Zn ve göbekte Cu-4Ni-17Zn  kompozisyonlarıyla üretilmektedir.

 

Ülkemizde bu konuda toplumsal güven sağlanmış olsa da 1 birimlik paranın 1 birimlik mala eş değer olduğu, paranın imalatında kullanılan malzemenin değerinin önemli olmadığını empoze etmek oldukça önemli bir noktadır. 50 kuruş ve 1 TL’lik paralarımızın iki kompozisyonlu ve iki parçalı üretilmesi maliyet açısından ekstra olarak görünse de kendi fikrime göre bu durum, taklidi zorlaştırmak neredeyse imkansız kılmak amacıyla yapılmıştır.

 

 

Berke GÜLTEKİN

Metalurji ve Malzeme Mühendisliği

Marmara Üniversitesi

 

 

Kaynak : Prof. Dr. Fehim FINDIK, Prof. Dr. Sefer Cem OKUMUŞ, Dr. Öğr. Üyesi Murat ÇOLAK, Malzeme Seçimi ve Uygulamaları

3+

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir